|
|
|
|
| Bloguez.com
Articles de cette page"le" (m. sadık aslankara) ile ilgili mustafa aslan'ın yazılarısahte ajanile ilgili mustafa aslan'ın yazıları mustafa aslan'ın istanbul hatırası ile ilgili yazıları "le" (m. sadık aslankara) ile ilgili mustafa aslan'ın yazılarıAjouté le 25/7/2010 Tags : yazar mustafa aslan Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire |sahte ajanile ilgili mustafa aslan'ın yazılarıAjouté le 25/7/2010
Osman Aysu'nun terörün kaynakları ve uyuşturucu ticaretini irdelediği 'Sahte Ajan'adlı yapıtı Alfa Yayınları arasında çıktı.
“…Uyuşucu işi daima kokuşmuşluğu da beraberinde getirir. Bu işin toplumu kemiren ve çökerten yan etkileri de mevcuttur. Kaçakçılığı kolaylaştırmak için askere, polise gümrük memurlarına yedirilen paralar devlet mekanizmasını kemirmekte, Doğu ve Güneydoğu’da istikrarsızlığı ve kanunsuzluğu beslemektedir.” (s. 196) Osman Aysu'nun terörün kaynakları arasında gördüğü uyuşturucu ticareti romanın ana izleği. Zaten romanı sürükleyen de kahramanımızın MİT aracılığıyla uyuşturucu sevkiyat yolunun Türkiye'den Rusya'ya kaydırılma çabası olduğu görülüyor. Çünkü bu trafiğin Türkiye'den Rusya'ya kaydırılması demek PKK'nin bu alandaki kazancının çok aşağılara çekilmesi anlamına geliyor. “Artık
Anadolu güzergahında uyuşturucu kaçakçılığı istemiyoruz.. (…) Bizim asıl
amacımız Afganistan’dan başlayan dağıtımın bir şekilde Anadolu
topraklarına girmesini engellemek. Yeni yeni gelişen Rus dağıtım
şebekesinin bu durma el koymasını ve öncelikle Zakarias’ın…” (s.279) “…Gece nefis
sayılırdı, sıcak geçen günün sonunda insanı üşütmeyen fakat nemi ile
serinleten tatlı bir rüzgar esmeye başlamıştı. Mehtabın on beşini
geçmiştik artık ama gök ışıldayan yıldızlarla doluydu.” (s.140) Osman Aysu ‘Sahte Ajan’ adlı romanında terörün en önemli kaynaklarından olan uyuşturucu kaçakçılığı konusunu gündeme güzel İstanbul görünümleri eşliğinde sıkıcı olmadan dile getiriyor.
Tags : yazar mustafa aslan Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire |mustafa aslan'ın istanbul hatırası ile ilgili yazılarıAjouté le 9/7/2010 İSTANBUL HATIRASI Ahmet Ümit’in ‘İstanbul Hatırası’ adlı yapıtı gerilimin dünyanın sayılı kentlerinden birinin tarihiyle at başı gittiği bir roman. Dünden bugüne İstanbul Ahmet Ümit ‘İstanbul hatırası’ adlı yapıtında İstanbul’un dünden bugüne uzanana tarihini veriyor. Ustalıkla yerleştirilen, yeri geldiğinde ilgili konuların verildiği romanda kentin tarihi okuyucuyu sıkmadan aktarılıyor. Özellikle kentin ilk kuruluşu ve kurucularından bugüne değin uzanana serüveni ilgi çekiyor. Bunun yanında yapıt zaman zaman kimi özel ayrıntılara dikkat dağıtmadan giriyor. Buradan da Sinan’ın kimi eserlerinin öyküsünün öğreniyoruz. Örneğin:Mimar Sinan’ın Mihrimah Sultan’a olan gizli sevdası ve onun adına yapılan eserler gibi. “Kimileri Mimar Sinan’ın içerde babasının yanında yatan Mihrimah Sultan’a aşık olduğunu söyler. Ama bir mimar parçasının sultan kızına gönlünü kaptırması olacak iş değilmiş. Zavallı mimar da aşkını kalbine gömüyor. Ama bir mimar parçasının sultan kızına gönlünü kaptırması olacak iş değilmiş. Zavallı mimar da aşkını kalbine gömmüş. (…) .. Mihr, güneş demekmiş, mah ise ay, yani sultanın ismi güneş ve aymış. Sinan güneşin battığı yere bir cami, ayın doğduğu yere bir başka cami yaparak sultana olan sevgisini en anlamlı biçimde dile getirmiş.” (s.504) Elbette bu bir tarih kitabı değil. Ancak yazarın tekniği sayesinde sıkılmadan gerilim kalıpları içinde dünya kenti İstanbul’un geçmişi ve bugünü veriliyor. Sümerlerden Türklere ay yıldız İstanbul’un ilk kuruluş yeri olarak kabul edilen Sarayburnu’nda öldürülen birinin avucunda bulunan ay yıldızı sikke bir konuyu açıklıyor roman aracılığıyla: Ay yıldızın sembol olarak daha önce nerelerde kullanıldığı. “Ama dert etmeyi, gökyüzünde ayla yıldızın buluşması pek kolay rastlanacak bir olay değil. O yüzden bizden binlerce yıl önce de başka kavimler bu sıra dışı olayı kendilerine sembol yapmışlar. Örneğin Sümerler de ayla yıldızı kullanmışlar.” (s.39) Türk bayrağında bulunan ay ve yıldızın daha önceleri de başka uygarlıklarda kullanıldığını öğreniyoruz, ‘İstanbul Hatırası’nda. Çevre ve doğal yapı Yapıt dünden bugüne uzanan bir düzlemde tarihini vermenin yanında çevre ve doğal yapı ile ilgili sorunlarını da masaya yatırıyor. Yapıtın örgüsü da bu konuları vermeye oldukça uygun. Bir kere öldürülen kişilerin ve çevrelerinde oluşan ağ ister istemez doğal yapı bozucusu betonlaşmayı gündeme getiriyor. Çevreci ve doğal yapının durumunu yakından ilgilendiren kahramanları sayesinde kentin tarihi dokusu ve üçüncü köprünün getireceği ve götüreceği de tartışmaya roman aracılığıyla açılıyor. Ahmet Ümit’in ‘İstanbul Hatırası’ adlı yapıtı bir gerilim romanı olmanın yanında İstanbul’un tarihini bugüne değin öğrenmeye de yarıyor. Bu yönüyle yapıt ortaöğretim kurumlarında yardımcı ders kitabı olarak da okutulabilir, bence. Tarihi sevdirerek öğreten güzel yapıtlardan birisidir, ‘İstanbul Hatırası.’ Ahmet Ümit, İstanbul Hatırası, I. Basım :Haziran 2010, Everest Yayınları-İstanbul Tags : yazar mustafa aslan Catégorie : Non spécifié | Commentaires (0) | Ecrire un commentaire | |
| Créer un blog | Contacter l'auteur |
|